Cuma, Ekim 30, 2020
Ana Sayfa Ana Sayfa İnsanın Doyumsuzluğu

İnsanın Doyumsuzluğu

İnsanoğlu Yüzyıllar boyunca yetinme duygusunu birtürlü dizginleyemedi. Bunun sonucunda ise kendi uydurduğu bir çok efsaneye kendisi de inanmak zorunda kaldı. Yaşamın gerekliliklerini yerine getirmek için yaşadığı yüzyılın şartları ve insanların düşünce yapılarına bağlı olarak birtakım dayatmalarda bulundu.

İlkel şartlarda yaşamın sürdürülebilirliği için önce Asgeri yapılanmalar oluşturuldu. Başta bu fikir savunma adına şimdilerde çok duyguğumuz dış güçlerden korunma adına oluşturulsa da daha sonra Tabi ki, İnsanoğlunun doyumsuzluğu ve egoları sayesinde barış için savaşmak zorunda bırakılan bir yapılanma haline geldi. Fetihler uğruna insanoğluna dayatılan kan dökmeler, Irkcılığın ilk tohumlarını ekti. İnsan zaten en başından itibaren herzaman kendi bulunduğu coğrafyada, kendi toplumunu hep üst ırk olarak yorumladı ve bunun sonucunda diğer coğrafyalar ve kıtalar üzerinde keşfe başladı.

Keşiflerden sonra insanın doyumsuzluğu had safhalara ulaştı. Eklilen Topraklar, Güdülen sürüler, işlenen madenler artık yetmiyordu. Fethedilen topraklarda yaşayan insanları da Ekip, Güdüp, İşlemek lazımdı. Sonuçta onlar, Fethedilen toprakların hiçbir işe yaramayan insanlarıydı, Yani onlar birer köleydi. Evet insan artık bazı şeyler için kendini yormamalıydı onun için yorulması gerekenler vardı. Sahi onları kim yarattı ?

Kölelik tüm dünyaya yayıldı, İnsan bunuda hallettikten sonra artık bir sonraki aşamaya da geçme sırasıydı tabii.. Kutsal olan birşey vardı? Fakat bu Neydi? Çeşit Çeşit Meyve veren Toprak mı? Her gün Ahenkle doğan, günü aydınlatan Güneşmi ? Karanlık mı ? Yoksa benmiyim.. Bana kalırsa, Tabi kii insanın doyumsuzluğu.. Bu soruların bir cevabı olmalı ve bu cevap insanı memnun etmeli. Öyle ki insanı yaratan insan gibi olmalı ama Görünmemeli, Duyulmamalı.. Görmeli, Duymalı, Ol demeli olmalı.. İnsanlar kendinden korkmalı.. Sonuç olarak, İnsanoğlu gerçekten doyumsuz be kardeşim.. Baksana Herkez kendi tanrısını yarattı, kimi Ay dedi, kimi güneşe taptı.. Kimi mantık yürütmeye çalıştı toprağı seçti, Kimi Korkmak ve Korkutmak istedi Ateşi seçti.. Bunları beğenmeyenler Put yaptı, Put’a Taptı.. Oysaki Tanrı Yaratılmaz, Yaratırdı..

Ay’dı, Güneş’ti, Toprak’tı derken, Tanrının varlığının birileri tarafından anlatılması gerekirdi.. Zaten bunuda insanoğlu kendi işine geldiği gibi yaptı.. Her biri yaşadığı çağın aklıyla kendi menfaatleri dogrultusunda ya kendi inandığı tanrıyı anlattı, yada kendi olmak istediği şeyi Tanrı adı altında yine kendisini onun seçtiği seçilmiş kişi olarak anlattı.. Sonra da dinlerin doğuşu başladı.. İnsan oğluna bir Tanrı yetmediği için doğal olarak bir Din’de yetmeyecekti.. Hatta Bir Din yetecek Olan insanlarda bir mezhep yetmeyecekti. Önce insanlar Bölünecek, Sonra onların inandığı Tanrılar, İnanılan Tanrıların Dinleri Ve bu dinleri de kendilerine göre değiştirip restore edecek mezhepler hatta o mezheplere bağlanacak ama yine farklı görüşlere sahip olacak tarikatlar.. Biter mi ? Bence bitmez ama biz şimdilik bitirelim.. Bir sonraki yazımızda detaylara inmek dileğiyle hoşçakalın..

Yazan: E.K

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar

Hasan Sabbah ALAMUT Kalesinin Efsane Sahibi

Üst düzey bilgi birikimi ve tecrübeye sahip, Otoriter bir lider kişiliği bulunan, kurduğu tarikat'le farklı askeri taktikler geliştiren ve 35 sene boyunca...

Amerika Birleşik Devletleri ABD

ABD'nin 1492'de Avrupalılar tarafından keşfinden sonra İspanyollar, Portekizliler, Fransızlar ve İngilizler, buradaki yerli halkların aleyhine toprak sahibi oldular. Avrupalılar, Amerika'daki topraklarını genişlettikten sonra,...

Konfüçyüs Kimdir?

Konfüçyüs, Konfüçyanizmin kurucusu olup MÖ 551’de, Çin’de Lu eyaletinin Tsou şehrinde dünyaya geldi. O, Kung Fu-Tzu (üstat veya filozof Kung) olarak anılmıştır.

Yahudiliğin Doğuşu ve Yayılışı

Yahudilik tarihini Hz. İbrahim’le başlatır. Yahudi inancına göre Hz. İbrahimilk Yahudi’dir. Hz. İbrahim, Tevrat’ın ifadesine göre Keldanilerin yaşadığı Urşehrinde dünyaya gelmiştir. Babası Terah (İslam kaynaklarına göre Azer),ailesini alarak Harran’a...

Son Yorumlar